| Yazı: Özgül Yavuz
İnci, Zeynep Tantekin |
|
AMAZON
(VII) |

Geçenlerde
kalabalık bir grup olarak Öztürk ve Züleyha’nın şirin
bahçelerinin ve rotalarının konuklarıydık. Bir dahaki
sefere ertelenmiş rotalara, yenilerinin eklendiğini
duymak yollarımızı Antalya’da birleştirmişti. Tek
isteğimiz yağmurun İstanbul’da kalması, bizimle
gelmemesiydi.
Narlar çiçek açmamıştı. Bizden önce gelenleri kıskandık,
evlerimizi kurup, soluğu kayaların dibinde aldık. En
gözde bölgemiz ‘çeşme’ oldu, çünkü rotalar çıtır
çıtırdı.
Akşam yüzümüzdeki yorgun, mutlu ifadelerle karnelerimizi
birbirimize gösterip rotaları masaya yatırdık. Mustafa
ve arkadaşlarının rota açışlarını meraklı, sorgulu
bakışlarımızı gizleyemeden seyrederken, Züleyha’ nın
rota açalım mı sorusu bizi dünyamıza dikey bir iniş
yaptırdı. Biz mi? rota açmak mı? ...tamam yapalım!!
Sabah ikiye ayrıldık. Öztürk alttan boltlayarak rota
açmaya çalışacak, Recep ve Armağan da bitmez tükenmez
sorularıyla onu yalnız bırakmayacaktı. Özgül, ben,
Züleyha tüm malzemeleri sırtlayıp, tabi ki algıları da
açarak çeşme bölgesinde keşfimize başladık. Bir iki
bakıştan sonra kafamıza uygun bir yer bulmuştuk ama
üstten çalışmak için tek ip yetmeyebilirdi. Zorlu bir
istasyon kurma aşamasından sonra müstakbel rotayı
denedik. Açıkçası beklediğimizden daha zor bir rotaya
benziyordu. Öncelikle istasyonunu belirleyip, ara
boltlarına kafa yormaya uzun vakit ayırdık. Daha önce
çoğunlukla erkeklerin hazırladığı rotalara nazire olsun
diye çok rahat kliplere sahip bir rota hazırlamaktı en
büyük amacımız... Bolt arasına, klibe, güvenliğe dikkat
etmeye çalışmıştık fakat 3. bolt bizi epey terletmişti
ve hiç istemesek de zor bir klibi olmasını
engelleyememiştik. Günün sonunda mevcut tek matkabı gücü
bitmeden alabilmiştik. Züleyha’nın istasyon boltlarını
titizlikle çakışını seyrederken heyecanlanmış, bir o
kadar da gururlanmıştık.
Sabah rotanın diğer boltlarını biz gelmeden Züliş
yerlerine oturtmuştu ve bana da ilkini bırakmıştı. Önce
tüm bilgileri aldım ve yanlış yapmamak için tekrar
tekrar sıraya koydum, Öztürk’ün kaygılı, Züleyha’nın
güven veren bakışları altında görevimi kusursuz yaptım.
Sabah seyircimiz fazlaydı; ne de olsa rotanın açılışı
vardı. Açılış şanslısı için topu birbirimize atarken,
seyircinin etkisi ile (baskısı da diyebiliriz) kendimi
rotada buldum. Bir saat sonra İstanbul’ a dönüyor olmak
ve uzun süre gelemeyeceğimizi bilmek düşüncesiyle
istasyona ulaştım. İlk defa rotasından, istasyonuna, tüm
boltlarına kadar bizim olan bir rotadaydım. Rotanın
derecesi hakkında bir fikrimiz mutlaka vardı ama, net
derecesini Atölye’nin yarışmasında Öztürk’ten öğrendik.
VII. Uzunluğu 23 metre. Adı mı tabi ki AMAZON.
İş, rotamıza isim bulma aşamasına geldiğinde, ufak bir
beyin fırtınası yaptık kayanın altında. ‘Amazon’ ismine
karar verişimiz çok kolay oldu. Hem rota baştan sona
kadınlar tarafından hazırlanmış, hem de ilk çıkışı bizim
tarafımızdan yapıldı.
Eminim sizler de rotaya girdiğinizde bunun farkına
varacaksınız. Rotanın alttan kolay gibi gözükmesine
rağmen, içinde sizi birçok sürprizin beklediğini
göreceksiniz.
NOT:
Henüz rotamızı hiçbir erkek düşmeden çıkamadı.Amazon
kendini keşfedecek cesur erkekleri bekliyor... |