| Yazı:
Doğan Palut |
|
Midas'ın Eşşek Kulakları |

Uzun otların salınışıyla bütün
çevreye, Frigya’nın başşehri Gordion’a, tanrı Apollon’un
kral Midas’a verdiği küçük düşürücü ceza güçlü bir
fısıltı olarak duyulur.
Midas tanrı Apollon’u kızdırmış,
Apo da Midas’ın kulakları uzatmış, Midas’ın berberi
bunu öğrenmiş, bu büyük sırrı bir süre içinde tutabilen
berber sonunda dayanamayarak boş bir tarlaya
püskürüvermiş (konuşuvermiş).Otlar da durur mu? Bütün
kent halkının merak ettiği konuyu, neden Kral Midas bir
süredir uzun ve büyük bir takkeyle geziyor?,
aydınlatıvermişler. Esen yelle fısıltıyı yayarak!
Artık Midas’ın saygınlığına gölge
düşmüş ve kral söylentiler yüzünden halk içine çıkamaz
olmuştur.
Onlu yaşlarımın henüz
başlarındayken Milliyet çocuk dergisinin çizgi-roman
eki, tarihte önemli bir yeri olan Midas’ın yaşamından
bir kesiti-bu söylenceyi resmediyordu. Bu hikayedeki her
şeyi anlamıştım da, berberin boş tarlaya söylediği
sözleri, otların nasıl olup da bütün kent halkına
iletebildiğini anlayamamıştım.
Aradan neredeyse yirmi sene geçti
ama bu sözleri ‘Midas’ın kulakları eşek kulakları’ hiç
unutmadım. Ah zavallı Midas!
2003 yazı, Bilecik-Pelitözü’nde iki
senelik(2001-2003) yorucu ve yoğun çalışmalarla
açabildiğim (başta Duygu ve diğer arkadaşlarımın
yardımıyla) onlarca rotanın sefasını sürüp hasadı
kaldıracağım yıl olacakken..iş makinaları, ağaç
katliamı, yol-tünel cehennemi, yitip giden ıssızlık...
Tanrım, çok yorulmuştum; yüzlerce bolt, negatif rotalar,
tetik sıkmaktan eriyen kaslar! Bebekle geceyarıları
Vezirhan’dan km.lerce taşıdığımız bolt, matkap, su ve
yüksek kalorili mamalar! Ödülümüz bu mu olacaktı? Tanrı
verdi ayarı soktu şantiyeyi ciğerimize!
Ama mücadele bitmez! Dağcı değil
miyiz! Temmuz’daki tırmanış kampında: ‘Hadi Seko yeni
sektör bulmaya keşfe!’. Gürültüden, şantiye
cehenneminden, magiruslardan kaçabileceğimiz uzak bir
sektör.
Bulduk! Vadi içinde, tünel
cehennemine girmeden, istasyondan sadece 500 m. ileride;
ama raylardan 60 m. yüksekte, şeytanın bile uğramayacağı
bir yerde. Aynı gün Seko’yla bacak kaslarını yakarak
‘free solo’ bir keşif! Kayıp cennet. Adamım yeni bir
tapınak bulduk. Hem de çok sportif. Aç ipi uzat oltayı
onlu dereceler! Boş yok, daima pantolon balığı! Ne
federasyonun yasakları ne internet çarpışmaları (M.S.S.)
ne kamburlaşan-açılan vücutlar. Sağlıklı yağız vücut,
özgürleşen ruh! Böğür vadiye geçen trenlerin üzerinden!
Bu sektörün ismi ne olacak? Alttan
açtığım enfes ilk rotanın? Zaman gereken yanıtı verdi.
Madem rotalar fiks zor, açılacak rotaların hepsi sert
kilide sahip ve ortam çözülmeyi bekleyen kocaman bir
düğüm gibi.. O halde Gordion, Gordion düğümü! Şu büyük
İskender’in çözemeyip kılıcıyla biçtiği düğüm.
Çözebilene(açılacak rota serisini çıkabilene) aşk olsun.
İlk rota, Frigya’nın bu ünlü
başkentinin, bir çok söylenceye konu olmuş kralının adı
olsun: Midas!
Adamım, proje rotalar(en zorlar!),
başlarda, stressiz denemelerle yüzüne gülse de,
sonraları peş peşe başarısız denemeler ve eriyen zamanla
kendi öğretisini dayatır: ‘Öğreneceğin çok şey var
evlat!’. Hele bir de ulaşım ve lojistikle ilgili
sorunlarla yüz yüzeysen!..Fişek üç günlüktür. Bu üç
günün sonunda ise sadece ‘kart basma’ya gidiyorsundur!
Artık yürürken bile kamburun çıkıyor, bacakların
titriyordur. Puantaj işlemimi akşamda uygularsın, kavga
bitmiştir! Kampa döndüğünde neyin eksik olduğunu
filozofça düşünüp, boynun bükük emekli olacağın günleri
hayal edersin!
Adamım, eğer başarıyla beslenen bir
hayvan-insansan proje rotalar tek gıdan ve cezan
olacaktır. Kaçış yok!
Midas adamım, sen kulakları örtecek
bir takke buldun. Ya ben? Otlar başarısızlığımı
fısıldayacak. Bu kaçıncı deneme? Sayısını bile
bilmiyorum!
Evet Perşembe yorgunum, bir gün
dinlenmem lazım. Bir gün sonra, C.tesi, on beş yeni düşüş
ve gene kampa çorbasız dönüş. Ne zaman? Tanrım proje
adamı oldum ve tırmanmak istiyorum(başka rotalarda!).
-Zafer haftaya İsviçre Alplerine
gideceğim ve 15 metrenin kölesi oldum.
- Moruk dinlenmen lazım.
Nerede rotayı açıp ilk denemeyi
yaptığım gün? Her şey olası görünmüş ve taze güçle
pilavı kaşıklayıp kayanın dibine sakladığım onca boltla
yeni rotaları açacağımı düşünmem…
-
Adamım 2 gün sonra uçakta olacağım.
-
Moruk 1 aydır bu Eiger seni emdi. Aklın orada
bedenin burada..
Nerede 2 hafta önce Yıldırım’la
vadinin boşluğuna kükreyip eğlendiğimiz o gün? “Faa! Fa
Miii!”. Nasılsa rota cepteydi, olacaktı.
Uçak , İsviçre, Eiger, alpinismus
Kürşat’ın, Uğur’un ölümleri, sport klaymb, Tunç? İçimde
oturmamış, çözülmemiş uçuşan nice düşünce..
-
Moruk morale ihtiyacım var, bugünde Gordion’a
gidelim mi, Midas’a?
-
Doğan üçüncü gün oldu ve tırmanmadan geçen üçüncü
‘rest’ günüm. Hadi, tamam.
Yağmur istasyonun altındaki son
tutamağı, son klibi yapacağım tutamağı ıslatmak üzere.
Yarın döneceğiz, artık bitmek üzereyim. Defalarca düştüm
ama kilidi düşmeden geçemedim. Isı bir günde 10 derece
birden düştü. Gene, Anavarza Baader-Meinhof’da Mümin’le
yaptığımız gibi bir bivaktayız. Rüzgardan korunabilecek
bir kovuğa girdik, iç içe ısınmaya çalışıyoruz. Bu tam
yoldaşlık ve o an avını sabırla bekleyen hayvanattan bir
farkımız yok!
Adamım, kaslarım ve bilincim
arasında gene bir diyalekt oluştu ve kovuktan bir kez
daha çıktım. Morale, başarıya ihtiyaç duyuyorum; ya da
yaşıyor muyum bunu hissetmek istiyorum.
Evet kilitte hayvan besledim, ama
Tanrım! Yarasa kanadıyla(bat wing) son ara emniyete
klibi yapıp şahlandım. Ayaklar püskürdü. Mansur deli
gibi bağırıyor, ilk defa düşmeden tuttum bu tutamağı.
Bende Zafer’e bağırdım; beni daha fazla heyecanlandırıp
erken boşaltmasın diye. Tekmeyi atıp ayağımı
yerleştirerek gelen son güçle istasyona doğru roketledim.
İstasyon klibini yaptım ve sağanak altında henüz
ıslanmadığımız mağaramızda karşılıklı deli
bağırtılarıyla vadiyi inlettik. Yeni bir ilk çıkış!
Midas adamımsın ve uzayan
kulaklarına rağmen benim çocukluk kahramanımsın. Kimmer
istilasının yakıp yıktığı Gordion’un kahrından öküz kanı
içip intihar edecek kadar büyük ve yüce yüreğinle…
* Gordion sektör, İstanbul
Ankara yönünde 221’e 28. kilometrede sağ üstte gözüken
mağaradır. Mağaraya çıkış birkaç direk ileride, sel
betlerinin olduğu ısımdan yapılıyor. Midas rotası 19
Temmuz 2003’te açıldı. İlk çıkış 4 Eylül 2003, derece IX+,
X-. 27 Ekim 2003 Pendik. |