| Çeviren:
Taner Altınsoy |
|
Mikrodestekleyiciler ve Diğerleri |

Sevgili arkadaşlar
önceki sayıda beslenmenin abc ..sini incelemiş ve bu
işin genel kuralları olduğunu onun ötesinde ise kişiye
özel beslenme stratejilerinin varlığından bahsetmiştik.
Konunun diğer parçasını bu sayıda irdeleyeceğiz. Bu
bölümünde en az önceki kadar önemli olduğunu ve sıkça
yapılan yanlışlarla dolu olduğunu vurgulamak isterim.
Mikro destekleyicilerin
arasında virtamin ve minarallerin vazgeçilmez yerleri
vardır. Karbonhidrat ,protein ve yağlara oranla vucudun
çok çok küçük miktarlarda ihtiyaç duymasına karşın tüm
yaşamsal olaylarda kritik görevleri vardır. Kasların
büyümesi ve enerji metabolizmasından tutunda sinirsel
iletim ve hafızaya kadar. Çalışmalar kişisel dietlerin
yaklasık üçte-ikisinde günlük ihtiyaçtan daha az mineral
ve vitamin alındığını ortaya koymuş.yani neymiş kulaktan
dolma formüllerle diet yaparsak her türlü akıntılı
kokuntulu ve iğrenç hastalığa yakalanma şansımız varmış
. (dış görünüşe önem verenlere duyurulur.)
YAŞAMSAL VİTAMİNLER
Yüksek yoğunlukta ve
hacimde egzersiz (bouldering ve alpine tırmanış gibi)
vucutta ciddi metabolik değişiklikler oluşturur ve bu
işlemler sonucu serbest radikal konsantrasyonları artar.
Serbest radikaller iyi şeyler değildir. Bize pek çok
aşamada zarar verebilirler. Örneğin kolay hastalanma
gibi. Antioksidanlar bu serbest radikallerin zararlı
etkilerini önlerler. Vucudun kullandığı anti oksidan
maddelerin başında C ve E vitaminleri gelir. Ağır kilo
ile antreman yapan vucutçularda yapılan bir arastırmada
günlük 1200 IU E vitaminin vucudu koruduğu saptanmış. C
vitamini bağışıklık sistemi ve kollagen yapımında çok
önemli görevlere sahiptir. Yani neymiş; ağır antreman
dönemlerinde gıdalara ek olarak 1-2 gram C vitamini
ile günlük 400-800 IU E vitamini alcakmışız. Diğer
vitaminlerin ( A,D, B ,K) de çok önemli etkileri var
ancak konumuzla ilgili olarak günlük multi vitaminlerin
içinde yeterince olduklarını söylemek le yetineceğiz.
MİNERALLER
Atletler için öne çıkan
iki isim magnezyum ve çinko. Kas kasılmasında son
yıllarda magnezyuma çok önem veriliyor. Çinko ise
vucudun karbonhidrat metabolizması için önemli ve kilo
vermek istiyenlerin önemli bir minerali olarak
kullanılmakta. Ancak asıl önemlisi yara iyileşmesinde
olan etkileri. Her tırmanışın da tendonlar üzerinde bir
çeşir yara etkisi oluşturduğunu düşünürsek bizim için
önemi daha açık olacaktır. Son olarak demir ve kalsiyumu
hatırlatmadan geçemiyeceğim. Özellikle bayan
tırmanıcıların dikkatine. Hem menstürel kanamalar nedeni
ile oluşan kansızlık hemde gelecekte onları bekleyen
osteoporoz ( kemik erimesi) riskini düşündükçe bunları
mutlaka alınması gerekir diyorum tavsiyem doğal
besinlerdir ancak yetmediği yerde tablet yoluna
başvurmak gerekir.
SPORCU DESTEKLERİ
Dostlar,kardaşlar
tırmanışı geliştirmenin en iyi yolu uzun dönemli
yapılacak teknik mental kontrol ve üst vucut gücünü
arttırmaya yönelik çalışmalardır.
' pek çok kişi ister
ancak pek azı bedelini ödemeye hazırdır'
yani öyle iki
yorulmayla ne sharma nede mesner olabiliriz. Hatta kyle
minouqe bilem olamayız. Her şeyden önce bolca ter dökmek
ve işe yarar egzersizler yapmak zorunluluğu vardır ancak
bu yolda işimizi kolaylaştıracak kimi destekleri -mama-
almamızda bir sakınca olmayabilir. Eğer tüm
beklentilerimizi onlara vermiyorsak. Yani mamaya inanma
mamasızda kalma hesabı. Gelelim mamalara. Arkadaşlar
mamalar çok çeşitli olabilirler. Ortak ozellikleri
kendilerinden hep pek fazla beklenti duyulması ve her
mamacının 'ben bu işi biliyorum abi ' zihniyetinde
olmasıdır. Hatta ünlü düşünce ve spor insanı Sigmund
Freud un Psikanalize Giriş -1 kitabında söylediği gibi
mamacılar oral dönemde takıntılı tiplerdir ve her mama
seansından sonra özlemle ön kollarına bakarlar.
Protein Tozları
Daha önceden okuduğunuz
gibi atletlerin sedanter kişilere oranla daha fazla
protein ihtiyacı vardır. Çünki her antreman ve faaliyet
sonrası vucut proteinlerinin bir bölümü yıkıma uğrar.
Öyle sanıldığı ve fitnes dergilerinde yazdığı gibi çok
çok miktarlara ihtiyaç olmamakla beraber 70 kg lık bir
tırmanıcının 90 ila 120 gram kadar protein alması
yeterlidir. Bu miktarlarında öyle ince ince
hesaplanmasına gerek yoktur. Bu miktarlar iyi
dengelenmiş öğünlerle sağlanabilir hatta et yemeyen
insanlarda bile. Fakat her protein vucudun yapı
taşlarını oluşturmada aynı etkiye sahip değildir ve
bazılarının biyolojik yararlanımı (BY)daha iyidir.
BY ne kadar yüksek ise
vucudun bunu biolojik işlemlerde kullanma şansı o denli
iyidir. BY skalası ilk oluşturulurken en iyi protein
kaynağı olarak yumurta saptanmış( lütfen Rocky yi
hatırlayalım) ve bunun değerine 100 denmiştir.
Sonrasında süper bir protein ortaya çıkarılmış, bu
labaratuar ortamında üretilen ve yağ içermeyen WHEY
proteinidir. Ve onunda değeri 100 dür. BY olarak WHEY
proteini balik, dana,tavuk ,soyadan daha üstündür. Diğer
bir üstün protein kaynağı ise süt olup değeri 91 dir.
Her bir bardak sütte 8 gram kadar protein olup litrelik
sütte yaklaşık 35-40 gram bulunur. Buda ciddi bir
miktardır. Fakat bazı bünyelerde ifrazat yapabilir.
BESİN
BY
WHEY
100
TÜM YUMURTA
100
SÜT
91
YUM-BEYAZI
88
BALIK
83
SIĞIR
80
TAVUK
79
SOYA
74
FASÜLYE
49
Sporcu içecekleri
1970 lerin başında
Gatorade in bulunmasından sonra içecekler büyük bir
endüstri halini almıştır. Fakat bu içeceklerim ülkemize
girmesi son yılları bulmuştur.Şu anda bu alanda bir
düzine kadar marka vardır. Bazılarının içeriği şekerli
suyu geçmesede diğer birçoğu kişinin ihtiyaç duyduğu
elektrolit, vitamin, mineralleri içermektedir. Bunların
içeriği kabaca ikiye ayırabiliriz.
Elektrolitler:
potasyum ,magnezyum, kalsiyum,sodyum ve klor
konsantrasyondan enerji üretimine ,sinir iletiminden kas
kasılmasına kadar bir çok alanda etkilidirler. Fakat
bunların kaybı çok yavaştır ve günlük diet ile tolere
edilebilir ancak diette sorun varsa bu açıdan sporcu
içeceklerine baş vurulabilir.
Enerji Kaynakları:
bu tip içecekler genel olarak glukoz,sükroz,fruktoz,
maldedstrin ve laktat gibi karbonhidratları içerir. Ne
yazik ki bazı sporcular çok yüksek glukoz içeren
sıvıları biliçsizce tüketiyorlar. Bu tip sıvılar
insülin salınımını arttırır .Her ne kadar 3-4 saat
sürecek bir bisiklet yarışında veya bir hiking de
faydalı ise de tırmanış gibi tırman ve dinlen tarzında
bir sporda yorgunluğu arttırabilirler. Sıvının içindeki
karbonhidratın glisemik indeksi ne kadar düşük ise
tırmanıcının işine o kadar yarar. Bunun için ise yüksek
Gİ olan glukoz yerine fruktoz içerenler daha tercih
edilebilir. Tırmanış sırasında doksan dakika bitiminde
karaciğer ve kaslarda ki glikojen miktarının azalması
ile yorgunluk başlar bunun önüne geçmek için düşük
glisemik indeksli bir içecek faydalı olabilir, ancak gün
bitiminde ise boşalan depolarımızı yüksek glisemik
indeksli bir sıvı ile doldurabiliriz. Kaslardaki
glikojenin tamamen eski halini alması için yaklaşık bir
gün gerekmektedir bu yüzden eğer ertesi gün
tırmanacaksak bu tür bir gıdayı hemen tırmanış sonrası
almamızda fayda var.
KAS
VE GÜÇ YAPICILAR
Bu alanda etkinliği
ispatlanmış iki ürün mevcuttur. Kreatinin ve Beta
Hidroksi-metil- butirat(HMB). Her ikisi de kas gücünü
arttırıcı etkileri kanıtlanmış elementlerdir. Öyleyse
mutlaka tırmanıcılar kullanmalıdır. Yada kullanmamalı
mıdır?
Kreatin: sevgili
dostlar bu madde ile ilgili olarak ailenizin doktoru
köşesinde ayrıntılı saptamalar yapmıştık şimdi konuyu
tamamlayıcı son gözden geçirmeleri yapabiliriz.
Şu anda bulabileceğiniz
en etkili ürünlerin başında gelir. Patlayıcı gücü
arttırdığı yönünde bir çok iyi düzenmiş çalışmanın
yanında yüksek dozda alındığı takdirde kullanıcılar
tarafından kasların irileştiği ve sertleştiği ve
hacimlerinin arttığı fark edilmiştir. Birçok sporda su
gibi kullanılmaktadır peki tırmanış için durum nasıl?
Kreatinin iki yan
etkisi vardır kilo artması ve hücre şismesi. Bunun
nedeni de kreatinin hücrede su ile birlikte tutulur.
Altı günlük yükleme dozu sonrası hücre içinde kreatin
önemli bir ölçüde birikir. Ve beraberinde tutulan su ile
hücre adeta şişer. Bu gerginlik vücutçuların çok hoşuna
gider. Beraberinde tutulan su vücut ağırlığını artırır
ve bu da Amerikan futbolunda istenen bir şeydir. Size
çarpan şey ne kadar ağırsa o kadar etkili olur. Peki
kiloya oranla yüksek gücün hedeflendiği bir sporda bunun
etkisi ne olur. Unutmayalım ki tırmanışta tüy gibi hafif
ve Conan gibi kuvvetli olmak hedeftir. Vücuda alınan
kreatin kaslarda depolanır demiştik . Vücudumuzun en
büyük kasları bacaklardadır. Yani kreatin çoğunlukla
bacakları şişirecektir. Bunun ise tırmanışa etkisi
olumsuzdur. Sonuçta: kreatin tırmanıcılar için çok iyi
bir şey değildir. Tam ispatlanmış olmasa da kreatinin
erken şişme etkisi de vardır yanı normalden çok daha
hızlı bir şekilde kollarımız davul gibi şişecektir. Bu
da tamamen istemediğimiz bir şey. Sadece ve sadece iyi
sınırlandırılırsa tırmanışta olumlu etkisi vardır. O da
kasların toparlanma hızını artırır. Sert tırmanış
günleri sonrası dinlenme aşamasında 5 gramı geçmeden
içeceklerle alınabilir. Bu toparlanma sürecini
artıracaktır. Bu esnada belirgin bir ağırlık artışına
sebep olmaz.
HMB: bu
esansiyel bir amino asit olan lözinin metabolitidir.
Lözin yeni protein yapımında iş görür ve uzun, yıkıcı
tırmanış ve egzersiz günlerinde daha az protein kaybına
neden olur. Günlük üç gram alınması önerilir. Bir sabah
iki de tırmanıştan önce fakat görece daha pahalı bir
üründür. Sadece alışılanın üstünde tırmanılacak
haftalarda veya road triplerde kullanılması
önerilmektedir.
İşe yaramayan,
kullanılmaması gereken veya para israfına neden olan
ürünlerin isimleri ise aşağıdadır. Andrestenedion (
dikkat bu menem şey kadında testosteron, erkekte
östrojenin artmasına neden olur), anabolizan ürünler,
vanadil sülfat, pirüvat, inozin(Türkiye'de var) yağ
yakıcılar, vb..
Evet yoldaşlar
tırmanışta beslenme bölümünü böylece bitirmiş
bulunmaktayız. Size tavsiyem daha iyi tırmanış için
şefin mönüsünden birkaç proje rota( dodo bar) ve
doktorunuzdan sıkı bir voltaj terapisi olacaktır.
Sevgiyle kalın.
Haftanın sözü: neyi yaptığın kadar nasıl yaptığında
önemlidir evlat . yani sen sen ol nazik ol , kalp kırma,
sorunları dinle ve az konuş. |