| Yazı:
Koray Cirik |
|
Küçük
Prens |

Ocak ayında Doğan (Palut)
bir kez daha kaya kalitesiyle gurur duyduğumuz
bölgemizde; İzmir
Kaynaklar'daydı. Yine birbirinden güzel rotalar
açıyordu.
Tırmanış sporunda
seneler süren uğraşlarının doğal bir sonucu olarak artık
daha çok 9'lu
derecelerle uğraşıyor, hatta 10'ları zorluyordu.
Bana ve İzmirli diğer
tırmanıcılara henüz fazla "ekmek" vermeyen bu
rotaların yanı sıra
Doğan, çoğu zaman bizim ısrarlarımızla, zaman zaman da
(hakkını yemeyelim!)
kendi isteğiyle, daha alt derecelerde de rotalar açıp
bölgedeki rota
çeşitliliğini artırıyordu.
Bölgeye her gelişinde,
özellikle ilk seferlerinde, bolt veya zaman sorunu
yüzünden bazen aramızda
oluşabilen gerilimler, bölgeyi, rotalar açısından
zenginleştirip,
geliştirmek ortak paydasıyla, her seferinde tatlıya
bağlandı. Bütün bu
çabaların sonucunda neredeyse bir sene gibi kısa bir
sürede Kaynaklar 40 spor
rotaya sahip oldu.
Hem Doğan'ın, görece
basit rotalarda harcayacağı zaman ve enerjiyi kendi
proje rotalarında
kullanmasını sağlamak, hem de bir kaya yüzeyindeki olası
bir hattı
somutlaştırarak, rota haline getirmenin hazzını
duyumsamak
amacıyla ben de
boltlamaya başlayabilirim diye düşünüyordum. Bu
düşüncemi
pratiğe dökebilmek için,
hem tırmanış tecrübesi açısından hem de Doğan ve
Öztürk'ün yaptığı
boltlamalardan edindiğim deneyimle artık boltlama için
yeterli tecrübeye sahip
olduğumu düşündüm ve Doğan'dan Allah'ın emri,
peygamberin kavliyle
matkabı istedim! Fakat Doğan baba başlık parası almadan
kızı, pardon matkabı,
vermem dedi! Şaka bir yana, Doğan'ın boltlamanın
minimum hatayla
yapılması görüşüne katılarak, beraber çalışıp bir rota
yapmaya karar verdik.
Soğuk bir günün sonuna doğru nihayet matkapta kalan
son şarjla
yapabileceğimiz bir rota düşünürken, İzmir'deki
tırmanıcı
arkadaşlarımdan Seçkin(Özatmaca)'in
daha önce top-rope deneyip bitiremediği
küçük bir kaya
bandındaki gri, masif yüzeye gözüm takıldı. Doğan'ın da
onayı
ile, top-rope açtım,
bolt yerlerini işaretleyip, boltlamayı yaptık.
Daha çok boltlama
pratiği olsun diye açılmış bu rota, sonraları bölgeye
gelen birçok tırmanıcıyı
sıradan görünüşüyle yanıltıp, güzelce bir tokatladı
(ki buna ben de
dahilim)! Henüz on-sight'ı olmayan 7-'lik, 4 boltlu bu
ufak
rota, kız arkadaşım
Ceren (Urallı)'in önerisiyle Küçük Prens ismini aldı.
Saint-Exupery'nin, bir
eleştirmene göre hayatın 3 döneminde
(çocukluk,gençlik,olgunluk) okunmasını salık verdiği bu
ufak ama kapsamlı
romanı, bence de rotaya
çok iyi uyuyordu. Bunun sebebi; rotanın içerdiği
vücut dengesi ve küçük
tutamaklarda kilitlenme üzerine kurulu kilidin,
birçok yeni başlayan
tırmanıcı için rotayı "proje rota" haline getirmesi,
tırmanışta ilerleme
kaydedip çok farklı engramlar kazanmış; fakat temel
kuralları "unutmuş!"
bazı tırmanıcılar için ise bir sınav niteliği
taşımasıdır. Bu
özelliğiyle bence Küçük Prens, Odin gibi bir çok devin
karşısında ezilmeyip,
kendi halinde, küçük gezegeninde kendisini ziyaret
edecekleri bekliyor!
Unutmayın, şapka
zanettiğiniz şey , fil yutmuş bir boğa yılanı
olabilir... |