| Yazı:
Performans Rock Climbing Çeviri: Taner Altınsoy |
|
Psikolojik Kontrole Yönelik Algısal Yaklaşımlar |

“Her şey beyinde bitiyor.” Algı açısından bu söz hedefi
12’den vuruyor.
Algısal etkilerin ölçülmesi ve takip edilmesi
davranışsal etkilerden daha zordur ve algısal alanda
kalıcı değişimler yaratmak anlaşılması daha güç bir
konudur. Fakat bu durum bir atlet için psikolojik
kontrole yönelik algısal yaklaşımın değerini azaltmaz.
Hepimizin paylaştığı tecrübeler ve sayısız üst seviyede
atletin onaylaması bunun değerini kanıtlıyor.
Tırmanışçıların düzenli olarak karşılaştığı durumların
bir çoğu performans hallerini alt üst eder. Bunun nedeni
bu durumların nasıl algılandığı ile ilgilidir.
Motivasyon ve beklentileri inceleyerek bu algısal
tabanlı problemleri aşma yollarını arayacağız.
Tehdit ve Uyarım
Uyandığınız anda bir vahşi bir aslanla burun buruna
olduğunuzu fark ederseniz vücudunuz sprint için optimal
hale gelmelidir. Binlerce yıl süren evrim sürecinde
tehlikelerle ani fiziksel değişimler birbirine
bağlanmıştır. Sonuç olarak yüksek bir uyarım haline
geçerek içgüdüsel olarak tehditlere tepki veririz. Bizi
fiziksel olarak kısa süreli patlayıcı güç kullanımına
hazırlar.
Bir tırmanışçı için tüm bu tehditler her zaman fiziksel
bir tehlikeyi içermek zorunda değildir. Tırmanışta
tehditler örneğin şunları içerebilir:
- Ortam – Açık ve kalabalık ya da sıkıntı verici bir
ortam.
- İşlem – zor ya da güvensiz görünen bir tırmanış.
- Kişinin kendisi – başarısızlık korkusu, onuruna
karşı hissedilen bir tehdit, vs.
Bu tehditleri yaratan tırmanış durumları yüksek uyarımın
vücudu hazırladığı maksimal fiziksel güç patlamalarından
yararlanmaz. Gerçek tehlikelerin söz konusu olduğu
durumlarda dahi, tırmanış nadiren bu tür durumların yol
açtığı yüksek uyarımdan faydalanır.
Aslında daha önceki yazımızda gördüğümüz gibi yüksek
uyarım koordinasyonu sabote ettiği ve tırmanışla ilgili
diğer özellikleri azalttığı için onun etkisi altındaki
tırmanışçılar sıkıntı yaşarlar. Sonuç olarak
tırmanışçılar nadiren uyarım artırıcı tekniklere ihtiyaç
duyarlar. Çoğu durumda tırmanışçılar uyarımlarını
azaltma yolları öğrenmelidir.
Neyse ki bir durumun gerçek tehdit potansiyeli
performans halinizi doğrudan etkilemez. Uyarım hormon
dengeleri, durumların duygusal ve algısal etkilerine ve
sizin buna tepki olarak yaptıklarınıza dayalıdır. Artık
dış olaylardan hayalimizde canlandırdığımız olaylardan
daha fazla etkilenmiyorlar. Aşırı tehdit edici bir
duruma girerseniz fakat duygual ve kavramsal olarak
tehlikesiz olarak yaşarsanız uyarım seviyeniz düşük
kalacaktır. Algısal “filtre”niz kendi gerçeğinizi
kişiselleştirir.
Farklı durumların uyarımınızı nasıl etkilediği böylece
kendinizi ve çevrenizdeki dünyayı nasıl gördüğünüz ile
ilgilidir. Olaylara karşı zihinsel tepkilerinizin
kontrolünü kaybetmişseniz, iç üçlünüz üç halkalı bir
sirk haline gelecektir ve uyarım seviyeniz, zihninizin
yanlış algılamaları, abartıları ve aşırı tepkilerinin
kurbanı olacaktır. Diğer yanda, dış dünyayı algılarınız
üzerinde bir kontrole sahipseniz diğer insanların
rahatsız edici bulduğu durumlara girebilir ve yine de
belirli bir uyarım halinizi muhafaza edebilirsiniz.
Ayrıca içinde bulunduğunuz durumu kontrol edebilme
derecesi kadar uyarım seviyenizi etkileyen uyarımları da
kontrol edebilirsiniz. Bu anlamda kontrole sahip bir
kişi uyarım halini istenen şekilde etkileyecek çevresel
uyarımları seçebilir ve uyarımını istenmeyen seviyelere
itebilecek olanlardan kaçınabilir. Bu bilgiler ışığında
konuyu biraz daha derinleştirelim.
Beklentiler
Vücudunuz, ortaya çıkmadan önce fizyolojik
ihtiyaçlarınızı tahmin etmek ve onlara göre hazırlanmak
için zihinsel görüntülere başvurmalıdır. Örneğin tehlike
sezgisi vücudunuzu enerji patlamalarına hazır, uyarılmış
bir hale sokar. Hareket beklentisi nefesi ve kalp
atışını hızlandırır. Görselleştirme ve Carpenter Etkisi
(belirli bir fiziksel hareketi düşündüğümüzde o hareket
için gerekli kas gruplarına impulslar gönderen bir olgu)
gibi işlemler, beklediğiniz ya da sıklıkla düşündüğünüz
senaryoları gerçekleştirmek için daha hazır hale
getirir. Ne bekleyeceği ile ilgili model olarak iç
düşünceleri kullanan zihin gerçek tecrübe için kendini
hazırlamaya başlar.
Bu şekilde vücut ve zihninizin bir kısmı dominant
beklentilerinize doğru bilinçdışı bir şekilde ilerler.
Bir rotada başarı bekliyorsanız beyniniz yapmayı
planladığınız hareketler için plan yapar. Bir tutamak
için dinamik hareket yapacaksanız içinde bulunacağınız
pozisyonları ve tutamağı tuttuğunuzda pandül sırasında
vücudunuzun nasıl tepki göstereceğini örneğin sonraki
tutamağın gerektireceği parmak pozisyonlarını planlar.
Bu hazırlıklar başarılı olma şansınızı artırır çünkü
vücudunuz hareket tamamlanmadan hazırlanmıştır. Devam
etmeyi düşündüğünüz için zihniniz oraya ulaştığınızda ne
yapması gerektiğiniz zaten biliyordur. Ayrıca pozitif
beklentiler daha az tehditkar olduğu için uyarım
seviyeleri verimsiz seviyelere kadar zorlanmaz.
Başarısızlığı düşünüyorsanız vücudunuz bir düşüşü
karşılamak için hazırlanır. Zihniniz düşüş pozisyonları
ve biçimleri için planlamaya başlar ve hatta diğer
tırmanışçı arkadaşlarınıza düşmeden önce bahaneler bile
hazırlar.
Negatif beklentilerle kendi düşüşünüze katkıda
bulunabilirsiniz. Zihninizi başarısızlıkla ilgili
düşünce ya da görüntülerle doldurarak ilerlemeye
ayrılabilecek dikkatinizin yerini negatif düşüncelerin
almasına sebep olursunuz. Bu zihinsel görüntüler
algılanan geleceği oluşturduğu için vücudunuzun bir
kısmı bunu için hazırlanır. Bu başarısızlık
hazırlıkları, çabalarınızı dinamitler. Ayrıca genellikle
negatif beklentilerle birlikte bir tehdit algısı da
olduğu için bunlar vücudun tırmanış için verimli uyarım
seviyesinin üzerine çıkmasına neden olurlar. Her ne
kadar beklentiler tahminlerin gelişmiş bir versiyonu
olsa da bir süre sonra kendi kendini besleyen
kehanetlere dönüşmektedir. Bu nedenle beklentilerinizle
olan ilişkiniz önemlidir.
Negatif beklentilerinizin tırmanışınız üzerindeki
etkisini azaltmaya yönelik iki temel yaklaşımı
inceleyeceğiz. Bir tanesi, beklenti ve tahminlerin
performansınız üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik
işlemleri içerir. Zihninizi beklentilerinizin sebep
olduğu sınırlardan arındırarak temiz bir zihinle
tırmanırsınız ve potansiyelinizi sergileme imkanına
sahip olursunuz. Fakat ilk olarak beklentilerinizi size
karşı işlemek yerine sizin yararınıza işler hale getirme
yollarını inceleyeceğiz.
Bu iki yaklaşım ilk bakışta çakışıyor görünebilir.
Gerçekte değil. Birlikte, zihninizi gereksiz yere
dolduran beklenti sayısını ve yoğunluğunu azaltmayı ve
sahip olduğunuz beklentilerin pozitif olmasını sağlamaya
çalışırlar. Başarılı olduğunda bu adımlar, pozitif
beklentilerin arkasında bulunan açık bir zihin sağlar.
Pozitif Beklentileri
Artırın
Herhangi bir durumda bazı faktörler başarı odaklıdır
bazıları ise başarısızlık. Beklentilerin doğası
nedeniyle kendinizden en iyisini beklemek, iyimser olmak
ve inançlı bir biçimde tırmanmak önemlidir. Buna katkıda
bulunan ektenler üzerinde yoğunlaşmak bunu
gerçekleştirmenize yardımcı olur. Negatif beklentilerin
tırmanışınızı engellediğini düşünüyorsanız aşağıdaki
egzersizi deneyin.
Eden başarılı olmayı beklediğinizi araştırın. Mevcut
teşebbüsünüzü gerçekleştirmek için yaptığınız
hazırlıkları ve tecrübelerinizi gözden geçirin. Başarıya
dönük diğer faktörleri kendinize hatırlatın.
Bu listeyi yaparken zihninizde büyük ihtimalle “evet
ama...” ile başlayan cümleler dolaşacaktır. Bu
cümlelerin her birini ele alın ve ya pozitif bir şeye
dönüştürmeye çalışın ya da tamamen aklınızdan çıkarın.
Bazıları bunları yazıya dökerler.
Başarılı olduğunuzu düşünmek dahi negatif
beklentilerinizi azaltmanıza yardımcı olacaktır. Tekrar
tekrar başarı odaklı düşünceler vücudunuza takip edeceği
modeller oluşturur.
Zorlu Red Point’te
Başarılı Olmak için Örnek Nedenler
- Diğer en zorlu rotalarım bu tür kayada olmuştu.
- Bu sezon daha fazla antrenman yaptım, bu yüzden atılım
yapmaya hazırım.
- Bu rota için yılın bu zamanı hava ve diğer şartlar
uygun. ,
- Çalışılmış boulder problemleri üzerinde çalıştım o
yüzden hamleleri daha iyi hatırlayabiliyorum.
- Antrenman yaptım ve diyetimi ödedim, bu yüzden
eskisinden daha iyi tırmanmam normal.
- Yeni ipim çok daha hafif ve daha az sürtünme
yaratıyor.
Örnek “Evet ama....”lar
ve Pozitif Hallere Dönüştürülmeleri
-
(“Evet ama bu rota şimdiye kadar tırmandığım en zor
rota olacak!”)
Bu baharda tırmandığım
rotalar beni şimdiye kadar tırmandığım en zor rotaya
hazırladı.
- (“Evet ama dinamik hamlelerde kötüyüm ve bu rotada
da olduğunu söylüyorlar!”)
Dinamik özelliğimdeki eksikliği kilitleme kuvvetimle
giderebilirim. Ayrıca dinamik hamleler üzerinde de
çalıştım, o yüzden öncekinden daha iyi olacağım.
- (“Evet ama
red point yapamazsam insanlar beceriksiz olduğumu
düşünecek.”)
İnsanlar çalışılan
rotalarda kötü olduğumu düşünüyor. Beklentilerinin düşük
olması üzerimdeki baskıyı azaltıyor.
Başarısız Olmanın da Kabul Edilebilir Olmasına Örnekler
- Yine de kız arkadaşım (Ayşe, Fatma....) var ve
mutluyum.
- Yine de gelecek ay yapacağım tur için 500 milyonum
var.
- Hala tırmanabileceğim bütün bir yaz var.
- Negatif bir rotayı çalışırken öğrendiklerim başarılı
olsam da olmasam da buna değer.
Beklentilerin Rolünü
Azaltın
Başarısızlığın pek de kolay kabul edilemeyeceği
durumlarda başarı daha zordur. Beklentiler bizi en çok
sonuçların sorgulanabilir ve hayati olduğu durumlarda
zora sokar. Bir çok şeyin başarı ya da başarısızlığa
bağlı olduğu durumlarda zihnimizi doldururlar. Bunun
tersine, tehdit hissetmediğimizde hareketlerimizin olası
sonuçlarını tahmin etme ve hazırlanma ihtiyacı azalır.
Her ne kadar beklentileri tamamen ortadan kaldıramasanız
da oluşturdukları tehditleri azaltarak performansınız
üzerindeki rollerini azaltabilirsiniz. Zihninizde,
şüpheli durumların boyutunu azaltabilirseniz sonuçlarla
ilgili beklenti ihtiyacınızı azaltabilirsiniz.
Durumun zorluklarını azaltın. Neden başarılı olmak
istediğinizi bir kenara bırakın ve bu teşebbüsünüze
başarılı olmamanızın da kabul edilebilir olduğu
nedenlere yönelin. Söz konusu teşebbüsün istediğiniz
gibi sonuçlanmaması durumunda hayatınızda değişmeyecek
olan yönleri düşünün. Bu, yapacağınız tırmanışın
ağırlığını gerçekçi biçimde kaldırabilmenize yardımcı
olacaktır. Ayrıca sonucundan bağımsız olarak
yaşayacağınız tecrübeyi yaşanmaya değer kılan
özellikleri düşünün.
Bu egzersizler olası sonuçların zihninizdeki önemini
azaltmaya arayacaktır. Durumun ağırlığını azaltarak
tahmin etme ve sonuçları için hazırlanma ihtiyacınızı
azaltırlar.
Beklentilerin rolünü, zihinsel olarak kendinizi
aktiviteye derin biçimde kaptırarak da azaltabilirsiniz.
İlk kez bisiklet kullanma denemenizi düşünün. Ne
olacağını tahmin etmeye çalışmıyordunuz. Yeni bir şey
keşfetme hevesiyle kendinizi iyice kaptırmıştınız.
Herhangi bir beklentiden eser yoktu. Tırmanış, yıllardır
yapıyor olsanız dahi kendinizi yaşadığınız tecrübeye
bıraktığınız takdirde yeni bir şey yapıyormuş hevesini
verebilir. Beklentiler önemini yitirir. Zihniniz açılır
ve zihinsel enerjileriniz hayal edilen sonuçlarla
karşılaştırmalardan kurtularak özgürlüğüne kavuşur.
Bu, güvende olduğunuza dair derin bir bilgi ve olası tüm
sonuçların kabul edilebilir olduğunu bilme hissi
gerektirir. Bakış açınız bu olduğunda (ve bu gerçek
olduğunda) tırmanış, sonucundan bağımsız olarak
değerlidir. Katılım ana amaç haline gelir çünkü hem
gelişme ve hem de zevk alamaya giden tek yoldur. Bu yol
ayrılmaz kardeşler olan başarı ve başarısızlıkla doludur
ve tırmanıştan tatmin olmaya giden tek yoldur.
KENDİ İMAJINIZ
Beklentilerinizi oluştururken tahmin ve hazırlanma
mekanizmanızın başvurduğu bir yolda kendi imajınızdır.
Kötü bir tırmanışçı olduğunuzu düşünüyorsanız,
beklentileriniz açığa çıkarılmayı bekleyen gizli bir
yeteneğiniz olduğunuzu düşündüğünüzden daha az
olacaktır.
Kendi imajınız nasıl geliştirileceği ile ilgili
ayrıntılı bir çalışma çok karmaşıktır fakat kendi
imajınızın tırmanışınızı etkilediğini unutmayın. Kendi
kendinizin en büyük düşmanı olmanızı engellemeye
yardımcı olması için basit bazı tavsiyeler
sıralayacağız:
- Başarılarınızı ödüllendirin fakat beklentilerinize
ulaşamadığınız için kendinizi cezalandırmayın.
Başarısızlık bir hayal kırıklığı nedeni değildir ve
başarısız olduğunuz için kendinizden nefret etmeniz sizi
daha iyi bir tırmanıcı yapmayacaktır. Başarısızlığa
yeniden döneceğiz.
- Tırmanışın üst ve alt noktalarında egonuzu kontrol
altına almaya çalışın. Başkalarını küçümsemek ya da
gururunuzu okşamak için büyük konuşmak egonuzu tatmin
etmek için sonu olmayan bir yoldur çünkü başkalarını
kandırsanız da kendinizi kandıramazsınız. Sizin
kendinizle ilgili düşünceleriniz, performansınız
üzerinde başkalarının sizinle ilgili düşüncelerinden
daha doğrudan bir etkiye sahiptir.
- Her tırmandığınızda pozitif yorumlara dayanmak yerine
tırmanışta başardıklarınızla ilgili daha geniş bir bakış
açısına sahip olmaya çalışın. Tecrübeli atletlerin de
kötü günleri olur; kendilerini olduğu gibi kabul ederler
ve bu anlamda daha az gelişmiş atletler gibi kötü
günlerinden psikolojik olarak iyileşme ihtiyacı
hissetmezler.
Pozitif beklentiler ve
kendi imajınız yeni başlayan bir sporcuyu dünya çapında
bir atlet yapmaz. Fakat sınırlarında projeler üzerinde
çalışan bir çok tırmanışçı için çok önemli etkilere
sahiptir. Psikolojik kaynaklı olması
değiştiremeyeceğiniz anlamına gelmez. Diğer herhangi bir
yetenek gibi algılarınızı değiştirmek de dikkat ve uzun
süreli çalışma gerektirir.
Sonraki bölümümüzde motivasyon ve üzerimizdeki
etkilerini ele alacağız. |