| Yazı:R.
Stöhr Çeviri: Jale Kurtuluş |
|
Son
Efsane Wolfgang Güllich |

11 sene önce, 31 Ağustos 1992’de
Araba kazası sonucu Wolfgang Güllich yaralanmıştı. 31
yaşındaki bu adam, o zamana kadar oldukça sıra dışı bir
tırmanış kariyerini arkasında bırakmıştı ki, sadece bu
onu sadece Almanya ile sınırlı kalmayan
spor tırmanıcılarının idolü yaptı.
“Benim hedefim, serbest tırmanışın
her türünde kilometre taşları oluşturmak, yani ekstrem
zorluktaki rotaları yani Almanya'daki ilk on birleri
tırmanmak, oldukça zor bazı sololar yapmak ve dağda bazı
zor rotaları serbest tırmanmak.“ Böyle cevap veriyordu
1992’leri başında Wolfgang Güllich, İngiliz muhabir
Nicholas O’Conell’ın “Serbest tırmanıcı olarak ne tür
hedefleri olduğunu” sorusuna. Cevap direk, açık ve
kesindi- sportif bakış açısına göre Wolfgang Güllich’in
stets eindeutige Vorstellung netlik kazanmış öngörüleri
vardı. Çoğumuz için istemek ve yapmak arasındaki veya
hedef ve ulaşılan arasındaki fark ne oldukça anlaşılırsa
da, Güllich bu gediği kapatabilenlerdendi.
Zamanının Ötesinde
80’lerin başından 90’ların başına
kadar Wolfgang Güllich Almanyadaki lider ( veya
sürükleyen) tırmanıcıydı. 1977 ‘de memleketi
Südpflazdaki ilk serbest denemesi Jubilaumsrisse
(7-)’den, 1991’de Frankenjura’daki ilk 11lik olan Action
Directe kadar, Almanyada ve tabii ki dünyadaki tırmanış
zorluk derecesini yükselten, Güllich’in eşi benzeri
olmayan Tırmanış kariyeri sürdü. Die begleitende
Kurzvita am Rande; 1960 Ludwigshafen doğumlu Güllich
liseyi bitirdi, askere gitti, 1982’de Oberschöllenbach’a
taşındı, Spor ve Bioloji tahsiline başladı.
Amerika’da 80’lerin başında en zor
çoğu rotayı tekrarladığı tırmanış başarısından, ölümüne
kadar, spor tırmanış jenerasyonunun Almanya sınırlarını
aşan idolü idi. Frankenjura’nın 100 en zor rotaları
gösteren Thon Listesine bir göz atarsak, Güllich
istisnai durumda. Listedeki bir numara, ölümünden on
sene sonra bile Wolfgang’ındı. Diğer 14 rota,
tırmanıştaki zorluk derecesi ile tırmanıcıların bir kaç
yıl önünde olduğunu gösteriyor.
Beşikten Yetenekli
13 yaşında Schafsfelsen ve kırılgan
Geierstein da dikey’ye ilk adımlarını atan bu Pfalzer(
bölgenin adı) oğlanı nasıl oluyor da dünyanın en iyi
tırmanıcılarından biri haline gelir. Kesin olan;
beşikten yetenekli olduğu. Babası beden eğitimi
öğretmeniydi ve çocukların yeteneklerini geliştirecek
yol ve yöntemleri vardı: “Bizim küçük bir oyunumuz
vardı. Babam bana, 15 barfiks çektiğimde 5 Mark vermeyi
vaad ederdi. Parayı istiyordum, bu yüzden barfiksleri
çekerdim.”
Yalnız Güllich sadece ev ortamından
dolayı güçlü değildi. Pfalzer ‘deki ilk yıllarında
tırmanış partneri olan Christoph Marek “Baştan beri
kendini doğru değerlendirdi ve kendine aşırı hiç
yüklenmedi. Bir şekilde ön sezileri ile hareket
ediyordu.”
Oyun parkı Serbest Tırmanış
O zamanlar Almanya’da bile var
olmayan, spor tırmanışa başlamasını tetikleyen durum,
kendinden yaşlı olan üç tırmanıcı ile bir araya
gelişidir.
Spor tırmanışın ilk dönem
efsaneleri Reinhard Karl, Richard Mühe ve Andreas Kubin,
bu arada kendini geliştirmiş olan Wolfgang’ı (1977)
Nonnenfels’deki Jubilaumsrisses ‘in ilk serbest
tırmanışına davet ettile, was dieser dankemd mit dem
ersten freien Durchstieg des Risses quittierte.
Böylece Güllich bir adım daha ileri
gitti. Serbest tırmanşın sunduğu imkanlar onu
kışkırtıyordu. Bir kaç yıl içerisinde inanımaz
gelişmeler gösterip, 80’lerin başından itibaren dünyanın
en zor rotalarını tekrar edebilir duruma geldi. Bu
durumdaki en büyük avantajı tükenmek bilmeyen
motivasyonuydu. “Kendine bir tırmanış hedefi koyduve o
hedef için fanatik bir şekilde hazırlandı, en ince
detayına kadar planladı ve bunun için antreman yaptı.
Çok fazla tırmanışta değildi, yanlız ister antremanda
veya kayada yaptığına kendini %100 verirdi.” diye
hatırlıyor uzun yıllardır arkadaşı olan Kurt Albert.
Tırmanış kariyeri sırasında
Wolfgang Güllich kendini çok yönlü bir tırmanıcı olarak
gösterdi. Hırsı sadece zorluk derecelerine yönelik
değildi, tırmanışın çeşitli yönleri ilgisini çekiyordu.
“Benim için serbest tırmanışın çeşitli oyun şekilleri
var, bazılarında fiziki durum ön plana çıkıyor,
bazılarında da mental yönü büyük rol oynuyor.”
Tırmanışta yükselen zorluk
dereceleri yanı sıra, Güllich’i kayda değer zorluktaki
sololar da kışkırtıyordu, Fransa’daki Sautanz (9-)
veyaYosemite Vadisindeki Separate Reality (5,11/8+)
gibi. Bunun yanı sıra Fransa’da clean tırmanıyordu, bu
boltsuz ve sadece Keilen ile emniyet alınmış. 9
derecelik kreasyonlarından biri olan Schnellneckkopf
daki RİP rotası 16 yıl sonra ilk tekrarı yapılabildi.
Ayrıca dünya dağlarında serbest
tırmanış rotalarından bazılarını tırmandı, Kurt Albert
ve Bernd Arnold ile alplere, yani Karakorum ve
Patagonya’ya ilk 8 lik ve 9 luk rotları taşıdı. Yani
tırmanışı sadece spor olarak görmek isteyen Güllich,
allrounder olarak takılıyordu. Aslında kabul ettiği etik
klasik alpin geçmişine aitti.
Diz düşürme yoktu
Tabi ki Wolfgang Güllich iyi
yapamadığı ve istemediği bazı şeylerde vardı.
Yarışmalara katılmayı ideolojik ve sportif sebeplerden
dolayı red ediyordu. 1989 ‘da Rotpunkt dergisine “Spor
tırmanış sadece yarışma hırsı, yarışma ve performans
demek değil.” yazmıştı. Klasik dağcılıkta ilgisini
çekmiyordu, bunun için fazla sporcuydu. Fakat tırmanış
stili onu kısıtlıyordu, özellikle onsight tırmanış söz
konusu ise . “Onsight tırmanışta ondan daha iyileri
vardı ve iyi bir yarışmacı değildi, zaten gerçek anlamda
denemedi de. Onun stili değildi. Çok güç harcıyordu. Tüm
güçlü tırmanıcılar, güçleri olduğu için harcarlar.“ diye
analizliyor Jerry Mofat ve devam ediyor. “ Relatif
statik ve düz tırmanıyordu, hiç mısırlı yapmazdı.
Negatif duvarlardaki gerçekten küçük tutamakları
sevmezdi.” Kurt Albert de “ Düşünüyorum da, efektif
tırmanırdı.”diye destekliyor.
Bu ilk bahar Frankenjura da yapılan
ve Wolfgang’ın tırmanış stili ile ilgili bu tartışma
konusunda göz önünde bulundurulması gereken durum;
Wolfgang Güllich’i tırmanma heyecanı sardığı ilk
zamanlarda diz düşürme tekniği bilimiyordu. Hatta 8 veya
9 dereceler bilinmiyordu ve dynolar tırmanış tekniği
değil, ümitsiz anlarda yapılan hatalı hamleler olarak
kabul ediliyordu. Bu yüzden Wolfang Güllich’in öncelikle
bir çok şeyi Amerikadan Almanya ya taşıması ve yeni
şeyler yapması gerekiyordu.
Alçak Gönüllü, Ama Emin
Tek parmak barfiks, ilk 10’luk rota
ve ilk 11’lik rota, Güllich’i bir çok insanın idolü
haline getiren sportif performansı değildi. Kişisel
karizmasıydı onu kalıcı kılan ve yıllar sonra
bilinmesini sağlayan. Tırmanıcıların ona sempati
duymasını sağlayan üç özelliği vardı; alçak gönüllülüğü,
açık sözlülüğü ve eğlence ve keyifi sporla harmanlama
yeteneği. “Evet, sıkı antreman yapardı, %100 ‘lük
antreman yapar, sonrada %100 kafede kahvesini
içerdi.Sadece tırmanışa odaklandığı için kasvetli ve
sert bazı tırmanıcılar var, fakat o odaklanmasını başka
şeylerle iyi kombine ederdi.”diye bugün bile takdir
ediyor onu eşi Annette. Güllich bile ” Zorlu tırmanışlar
yapan bazı insanlar var ki onlarla keyifli zaman
geçiremiyorsunuz. Bu bana hiç hitab etmiyor. Bir de 5+
tırmanan ve eğlenebildiğin insanlar var. O
performansından memnun olduğu sürece birinin 5, 8 veya
10 tırmanması beni hiç bağlamıyor.”
Dass Wolfgang Güllich trotz seiner
Ausnahmesellung als Spitzenkletterer nie überheblich
wurde, rechneten ihm viele hoch an. Ekstra durumu
Yıldız tırmanıcı
“Wolfgang Güllich’in bugün bile
hala takdir ettiğim yanı, her insana insan gibi
yaklaşmasıydı.” diyor Heinz Zack ve ilave ediyor “Nerede
olduğu farketmeksizin, karşısındaki şeye hep saygı
duydu, ister başlangıç aşamasında olsun ister her hangi
bir tırmanış dercesi olsun. Başlarda bunu şöhretini
korumak için yaptığını düşündüm. Yıllar boyunca onunda
yaptığımız seyahatler de gördüm ki bunlar gerçekti.”
Öyle ki Seperate Reality’yi solo çıktıktan sonra Camp
4’e sevinç nidaları atmadan dönüyor, Kurt Albert “
Wolfgang başarılarının propagandasını yapan biri
değildi. O huzlu ve mutluydu. O kadar işte. Sonra hemen
diğer hayali başlardı.”
Tüm alçak gönüllüğüne ve nezaketi
yanı sıra, Wolfgang Güllich tırmanış konunda hep açık
sözlü ve kararlıydı. Tırmanış performansı ile ilgili bir
arkasından kritik yapsa, o kişi veya kişilerle konuşur
ve konuya açıklık getirmeye çalışırdı. Sonuçta
başkalarından da açıklık ve dürüstlük beklerdi.
Fransız vertical gazetesi ile
yaptığı bir ropörtajda erteilte er der
Profilierungssucht im Klettern eine strikte Absage.
Ayrıca tırmanış fotoğrafları için poz vermedi ve
firmalara tırmanmak için para konusunda yalvarmadı, buna
ihtiyacı da yoktu, çünkü arkadaşları sponsor parasına
ulaşmasını sağlıyordu. Zaten fazla paraya ihtiyacı da
yoktu. Az olanı da Oberschöllenbach’ta İngrid
Reitenspiess ve Kurt Albert ile paylaştığı evde onu
ziyarete gelen arkadaşlarına paylaştırıyordu.
Onu iyi tanıyanlar zayıf
yönlerinden de bahsederler ki bunlar tırmanışa olan
fanatik hayranlığından kaynaklanıyordu: “ Wolfgang tabii
ki tırmanışla ilgili her şeyi ve tırmanışın kendisini
çok çok ciddiye aldı. Tırmanış onun hayatıydı ve bu
konuda hiç gevşek davranmadı.” Diyor Norbert Sandler.
İdölün zayıflıkları hakkındaki soru üzerine Kurt Albert
dikkatle “ Belki konu üzerine çok konsantre olduğu için
başka şeyleri, başkalarının ne hissettiği gibi,
göremedi. Bir çeşit bencillik söz konusu da, hani bu da
olmalı.”
Spotlardan Rahatsız
Wolfgang Güllich sadece bir
tırmanıcı ve sıradan bir insan olsaydı, 1992 de bir
idolü değil, sevgi dolu ve iyi tırmanan birini kaybetmiş
olurduk. Güllich ilk başarılarından sonra giderek daha
çok alpin basının spotları ile karşı karşıya kaldı ve
böylece tırmanmayan kesim tarafından da tanınır oldu.
Hakkında yayınlanan ropörtajlar ve portrelerin yanı
sıra, Wolfgang Güllich düzenli olarak televizyon
programlarına çıkıyordu, ayrıca raporlarla, makale ve
kitaplarla kendini ifade etmeye çalışıyordu. Bunun yanı
sıra bir tırmanıcı olarak tecrübelerini ve ideolojisini
seyirciye iletmeye gayret ediyordu.
Güllich’in yazılarını bugün
okuyanlar, bir çok ilginç ve o zamanlar için yenilenmiş
(yepyeni) olan fikirlerinin yanı sıra, şaşırtıcı şekilde
karışık, neredeyse anlaşılmaz.analiz ve ideolojilerini
bulurlar: “Onluk bir rotanın söz konusu rekor
performansı, elde mevcut olan yöntem ve teker teker
etapların subjektif etkilenişleri ile ilintilenirse,
ojectivitesi içinde relatif oluyor.” diye 1989’da
Rotpunk dergisinde açıklıyordu Güllich ve sanırım pek az
insan onu burada anlayabildi. Hatta Heinz Zack gibi
arkadaşları”Wolfgang ilginç bir şekilde konu geniş
kitlelere yaymaya gelince – bu ropörtajlar veya
yazıları olabilir - tamamen farklı bir insan oluyordu.
Düzenli ve yapılanmış ve bazen neredeyse prohetisch.“
Herşeye rağmen Wolfgang Güllich,
hayranlığını, bu spor için adadığı hayatını ve son
olarak tırmanışın özgür yaşam stilinde ve maceralı
seyahatlerinde aradığı ve bulduğu romantizmi seyirciye
anlatabildi.
Kitlelerin karşısına çıkarken, bu
spor ile ilgili fikirlerinin (ideoloji) yanı sıra
heyecanı da rol oynuyordu.
Bir defasında, bir konuşma
öncesinde heyecanlı ve titreyerek litrelerce kahve
içerken ve tırmanış anılarını anlatıyordu ve gülmekten
karnımıza kramplar giriyordu. Fakat kamera karşısına
çıktığı anda, ciddileşiyordu ve en çok sevdiği spor
hakkında gergin (kasılmş) bir şekilde fikirlerini
okuyordu. Ancak bir süre sonra tekrar rahatlıyor ve
biraz espiriyi söze katabiliyordu.
Yaşanan Zamanların İdölü
Güllich ne kadar gergin (kasılmış)
ve bazen gülünç olacak kadar ciddi bir şekilde
argümanları ve fikirlerini sunsa da, seyirci üzerinde
kalıcı bir etki bırakıyordu. Usta konuştuğu zaman
yüzlerce spor tırmanıcı, kemerini satmak veya sıkı bir
antrenmana başlamak kararlılığı ile salonu terk
ediyordu. Güllich ip merdivende antrenman yaptığı zaman,
tüm Almanya ip merdivende antrenman yapardı. Elbette
ustanın yaptığı gibi kimse kararlı davranamadı. Bu
yüzden İdoller var: sizin imkanlarınızın izin vermediği
veya cesaret edemediğiniz, fakat istediğiniz hayatı
yaşarlar.
Heinz Zack’ın da bildiği gibi, idol
Güllich yaşadığında da spor tırmanıcı jenerasyonu
üzerinde etkisi vardı. “ Wolfgang ölümünden sonra idol
olmadı, zaten öyleydi. Sonra sadece bir boşluk vardı.”
Shawngunks’un olduğu tırmanış bölgesinde, New York’tan
Amerikalı bir arkadaşı Frank Minnuni Wolfgang’ın
etkisini şöyle tarif ediyordu:” Birkaç tane tırmanış
starı tanıdım. Bazıları nazikti, bazıları daha az. Fakat
sadece Wolfgang’da, bu konuda iddaya girerim, bir çeşit
kahraman el üstünde tutma gayretine girdim. Mükemmel bir
tırmanıcı olduğu için değil sadece, onunla konuşan
herkese yinede açık gönüllü ve nazik davranıyordu.”
Elbette Wolfgang Güllich için vakıf
(çalışkan) olanın şansı söz konusuydu: Tırmanışa
başladığı zamanlarda, tırmanış Almanya’da bir kara
delikti, o bunu güç ve yaratıcılıkla doldurdu. Bugün,
yani tırmanışın yaygın olduğu, daha çok insanın
tırmandığı ve hatta daha iyi tırmandığı bu zaman
diliminde, sıra dışı performanslı tırmanıcılara bile ona
benzer bir aura oluşturmak zor geliyor. En azından
tırmanış seyircisi, her şey zaten vardı, diye omuz
silkerek tepki veriyor.
Yine de zamanındaki şartlar efsane
yaratmaya uygun olsa da: Wolfgang’ın hayret verici yaşam
performansı olmaksızın bugün onu bir hediye olarak
hatırlamazdık. Wlfgang Güllich ‘in ilk günlerinden
tırmanış arkadaşı Christoh Marek, geriye baktığında
şöyle toparlıyor: “Zamanla fark ettim ki, Wolfgang
aslında bir dahiydi. Münich sanat akademisinde okudum
kısa bir süre için, orada dahi kültü günlük bir durumdu
ve elbette olağan olarak saygı duyulurdu. Fakat aslında
karşılaştığım dahi bir sanatçı değil bir dağcıydı.”
özgeçmiş
1960: Wolfgang Güllich 24 Ekim’de
Ludwigshafen’de dünyaya geldi.
1974: Memleketi Pfalz’da tırmanış
kursu
1975/1976: altı derece kadar ilk
bağımsız tırmanış rotları
1977: Jubilaumsriss (7-),
Nonnenfels. Drei Felsen’de Lineals (7-) rotasının ikinci
tekrarı.
1978: Elbsandstein’ı ilk ziyareti,
Höllenhund Herrenpartie( VIIIb ) ve Zentrale
Südwand ( IXa ). Pfalz’da 8+ ya kadar rotalar.
1979: Elbsandstein’ı ziyaret, ve
başka yerler. Büyük Wehlturm’da Direkte Superlative
(IXc). Amerika’ya ilk ziyaret: Shawangunks’da
Supercrack (5.12c), Yosemite’de Astroman
(5.11+)
1980’den 1983’e: Yeterlilik
sınavını da vererek mezuniyet, askerlik, 1982’de
Oberschollenbach’a taşınma, Wolfgang dünyanın en zor bir
çok rotasını tekrar etti, Sugar Loaf’ta Grand
İllusion (5.13c), Verdon’da Fenrir (7c+),
Frankenjura’da Magnet (9/9+), Marmolada’da
Moderne Zeiten (7+), v.b.
1984: Altmühltal’da Kanal im
Rücken (10) ile ilk 8b,
1985: Avustralya’da Punks in the
Gym (10+) ile ilk 8b+.
1986: Frankenjura’da
Ghettoblaster (10/10+)’ın ilk çıkışı, Sautanz
(9-) ve Separate Reality (5.11d/8+) free solo.
1987: Frankenjura’da Wallstreet ile
ilk 8c/11- rotası
1988: Nameless Tower, Karakorum’da
Jugoslawenroute (8+)
1989: Nameless Tower, Karakorum’da
Eternal Flame (9-, A2)
1990: Frankenjura’da Highlight
(10+/11-)
1991: Paineturm, Patagonya’da
Riders on the Storm (9,A3). Action Directe (11) ile
ilk 9a- ‘lik rota. |